Kath, genç ve ateşli bir Latina olarak, karanlık tenli devasa bir yarağın büyüsüne kapılmıştı. Odaya yayılan o ağır ter kokusu ve kıvranan bedenlerin çıkardığı hırıltılar arasında, Kath nefesini tutup kendini tamamen hasretle adamıştı o kocaman kara yarakla buluşmaya. İlk başta utangaç bir şekilde dudaklarını açtı; kalın yarak ağzına dolarken o iğneleyici sertlik damarlara vurdu. Yumuşacık amcığını dillerinin ucunda gezdirirken her sokuşta içini yakan bir arzu daha da alevlendi.
Zenci adam, küt köklemeye başladı Kath’ın küçücük çamur amcığına. Öyle derin öyle acımasız sokuyordu ki genç kızın gözleri doldu, ama bu acı değil tam anlamıyla bilinçsizce zevkin kendisiydi. Hararetli sırıtarak, boynunu ısırttı, göğüslerini kavradı; parmaklarıyla içeri girmeyi sürdürdü, amlarının kıvrımını avuçladı. Kath bütün bu dayamaları hazla içine çekiyor, bedeninin her zerresini neredeyse yakarak teslim ediyordu o kara yaratığa.
Sikiş öylesine agresifti ki etraf yankılanıyordu; kaba kuvvetle girip çıkmalar arasındaki ritim asla bozulmuyordu. Kath artık tüm engelleri yıkmıştı; mızmız tavırdan sıyrılıp yalvaran bir hayvana dönüşmüştü. Amcığında hissedilen kalınlık ve sıcaklık birleşince patlamaya hazır yüksek gerilim hattına dönüştü. Zenci adam da bunu biliyor, bastırıyor hızını artırıyor; birkaç kez daha sertçe dayadıktan sonra son darbeyi indirmek için nefesini tuttu.
O anda genç kız dayanılmaz bir orgazmla sarsıldı; bedenindeki titremelerle birlikte amının içine boşalan sıvının sıcaklığı yayılıyordu her yanına. Gözlerini kapatıp arsızı gibi inledikçe sert sikiş durmadı; kath’ın deli arzusu zenci yarak kadar vahşi biçimde devam etti. Tüm anlar kesintisiz bir taşkınlığa dönüşürken ikili birbirine tutkuyla bağlandı—acımasızca saplandılar birbirlerine ve sonunda doyana dek yok oldular sonsuz anların içinde.